Telefon : 444 55 44
E-posta : cihan.uras@acibadem.com.tr

‘Obezite ameliyatının riski kalp krizi riskinden az. 1 yılda ideal kiloya ulaşılabiliyor’ -Prof.Dr.Cihan Uras

uykmpdg2 (1)

Acıbadem Maslak Hastanesi Obezite Merkezi Başkanı ve Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cihan Uras, “Şişmanlık artık hayatı tehdit edecek düzeye gelen kişilerde obezite cerrahisi en iyi çözümdür. Donanımlı merkezlerde ve tecrübeli bir ekip tarafından yapılan obezite ameliyatlarının riski, normal ameliyatlarla aynı düzeyde. Hatta şişman kişilerin kalp krizi geçirme riski, obezite ameliyatında başına herhangi bir şey gelmesinden daha yüksektir” dedi. Dünya Sağlık Örgütü’nün rakamlarına göre 1.6 milyar kişi fazla kilolu ve bunların 400 milyonu obez. Çağın hastalığı haline gelen şişmanlığın, bu derece önemli olmasının sebebi estetik bir problem olmasının yanında kalp hastalıkları, diyabet, yüksek tansiyon, karaciğer hastalıkları, eklem hastalıkları,  uykuda solunum durması ilerleyen yaşlarda bunama gibi problemleri de beraberinde getirmesi. Diyet ve egzersiz, kilo kontrolünde önemli yer tutuyor ancak bunların yeterli olmadığı durumlarda obezite cerrahisi devreye giriyor.Obezite cerrahisinin şişmanlığın artık hastalık halini aldığı noktadan sonra gündeme geldiğini söyleyen Prof. Dr. Cihan Uras, “Boyun karesinin kiloya bölünmesi sonucu elde edilen rakam olan Vücut Kitle İndeksi 35′ in üzerinde artık hastalıklı obezite başlıyor. Bu rakam 40’ın üzerinde ise morbid obeziteden söz ediyoruz. Vücut kitle indeksi, 40’ın üzerinde olduğu zaman yandaş hastalıklar gündeme geliyor ve ömür kısalıyor. İşte eğer yandaş hastalığı olup vücut kitle indeksi 35’in üzerinde olan kişilere ve vücut kitle indeksi 40’ın üzerinde olan kişilere obezite cerrahisi uygulanıyor. Çünkü bu kadar yüksek kiloda olan kişilerin diyetle kilo vermeleri çok zordur. Yapılan çalışmalar göstermiştir ki, morbid obezlerin sadece % 2-3’ü egzersiz ya da diyet programı ile düşük kiloda kalabilmektedirler” dedi.

Prof. Dr. Cihan Uras, halk tarafından “kelepçe ameliyatı” olarak tanımlanan yöntemin, başarısız sonuçlarının ortaya çıkması sebebiyle tüm dünyada terk edilmeye başlandığını belirterek “Tüp mide” ve “Gastrik By-Pass” yöntemlerinin ağırlıklı olarak tercih edildiğini ifade etti.
KİME HANGİ AMELİYAT?
Tüp mide ameliyatının hastanın karnı açılmadan, karın bölgesine yapılan minik kesiklerden aletle girerek laparoskopik olarak yapıldığını söyleyen Prof. Dr. Uras, “Bu şekilde midenin genişleyebilen büyük bir kısmı çıkarılıyor ve mide küçük bir tüp şekline dönüştürülüyor. Büyük kısmı çıkarıldığı ve buradan salgılanan açlık hormonları da ortadan kalktığı için hastalar eskisi kadar acıkmıyorlar. Midenin hacmi çok küçültüldüğü için de aynı zamanda çok küçük porsiyonlarla doyuyorlar. Mide küçük bir çay bardağı kadar bırakılıyor” dedi. Tüp mide daha çok genç hastalarda uygulanıyor.  Gastrik By-Pass ameliyatında midenin alt kısmını çıkarmayıp sadece yemek borusuna yakın olan büyük kısmını çıkararak küçük bir bölüm bırakıldığını söyleyen Prof. Dr. Uras, bu yöntemde ince bağırsağın emilimin en fazla olduğu 1.5 metrelik kısmının mideye bağlandığını anlattı. Bu yöntemin daha yaşlı ve özellikle ciddi diyabeti olan kişilerde tercih edildiğini belirterek, “Ameliyattan sonra hastanın insülin ihtiyacı ortadan kalkıyor ya da çok azalıyor” dedi.
Prof. Dr. Uras, “Hastalar ilk 6 ayda fazla kilolarının %50-60’ını kaybediyorlar.  1 yıl içinde de ideal kilolarına ulaşıyorlar”?dedi.

GENÇLERE TÜP MİDE AMELİYATI
Prof. Dr. Cihan Uras: “Genç kişilere tüp mide ameliyatı, yüksek doz insülin kullanan ve ciddi şeker hastalığı olan kişilere de gastrik by-pass uyguluyoruz.  Bugün artık dünyada ilk planda tüp mide ameliyatları tercih ediliyor.  Çok özel durumlarda uyguladığımız gastrik by-passı robotla yapıyoruz.

 

ÜNİVERSİTELİ UĞUR
Nişanlısı istedi diye ameliyatla 60 kilo verdi
Aydın Üniversitesi Mimarlık Bölümü öğrencisi 21 yaşındaki Uğur, nişanlısı Gizem’in isteği üzerine ameliyat oldu ve 5 ayda 132 kilodan 72 kiloya indi. 1 yaşında iki elini birden kaynar suya soktuğu için elleri yanan Uğur Altaş, birbiri ardına geçirdiği ameliyatlardan sonra kilo aldı. Elleri için 13 ameliyat olduğunu söyleyen Altaş, “Her ameliyatta bacaklarımdan deri parçaları aldıkları için uzun süre yatmak zorunda kalıyordum. Hareketsizlik yüzünden giderek kilo aldım ve sonunda 132 kiloya ulaştım. Üzerime giyecek kıyafet bulamıyordum. Doğru dürüst dışarıya çıkmak istemiyordum. Sonunda kız arkadaşımın ısrarı üzerine ameliyat oldum. Ameliyattan sonraki ilk 5 ayda şu andaki kiloma kavuştum” dedi.  Antakyalı olan ve yemek yemeyi çok sevdiğin söyleyen Uğur, “Ameliyattan önce günde iki defa dört beş tabak yemek yiyordum. Ama şimdi iki saat arayla en fazla bir kase yemek yiyebiliyorum. Yediklerimin miktarı düştü ama her şeyden yiyebiliyorum. Kilolarımdan dolayı bu yaşta karaciğerim yağlanmaya başlamıştı. Şimdi normale döndü” dedi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Translate »